1.865 okunma

Uyuşturucuda Vahim Durumdayız

“Alanya’da hedefi öğrenciler olan uyuşturucu çetesinin varlığı hepimizin kanını dondurdu. Çeteler için bu yaştaki ergenlerin uyuşturucuya alıştırılması, uyuşturucu ticaretinin devamlılığı için önemli bir döngü”
“Alanya’da hedefi öğrenciler olan uyuşturucu çetesinin varlığı hepimizin kanını dondurdu. Çeteler için bu yaştaki ergenlerin uyuşturucuya alıştırılması, uyuşturucu ticaretinin devamlılığı için önemli bir döngü”

“Bana geçen haftalarda Alanyalı bir lise öğrencisi başvurdu. Kendisine torbacılık teklif edilmiş. Torbacılık karşılığında kendisine içmesi için verilen esrardan para alınmayacağı söylenmiş. İşte bu kadar vahim bir durumdayız”

“Alanya’da en sık rastladığımız psikolojik sorun depresyon. İkinci sırada kaygı bozuklukları var. Bunları çiftler arası sorunlar ve okul başarısı ile ilgili sıkıntılar izliyor. Yüzde 70′lik bölümün sorunları bunlar”

- Alanya Psikolojik Danışma Merkezi’nde hangi hizmetler veriliyor?

2 yıl önce cuma pazarında kurulduk, sanıyorum 18 Ocak 2008. 2009 Ocak ayında Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ALTSO) hizasına, Seyfi Bekar İşhanı’na taşındık. Aile danışmanlığı, Bireysel danışma hizmetleri, kişilik testleri, zeka testleri, yaşam koçluğu, sınav kaygısı, sınav koçluğu, anne babalara pedagojik destek, okullar, dershaneler ve kreşler için seminer programları, kekemelik tedavisi, alt ıslatma tedavisi gibi çalışmalarımız hizmetlerimizden bazılarını oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra Alanya Psikoteknik Test Merkezi’ni mart 2009′da faaliyete geçirip ticari araç sürücüleri için zorunlu olan psikoteknik değerlendirmeyi Alanya’da ilk defa yapmaya başladık.

- Uyuşturucu bağımlılarına yönelik hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?

Madde kullanımı damar içi seviyede değilse ve çok ilerlememişse madde kullanıcılarının bilinçlenmesini sağlıyor ve bırakmaya yüreklendiriyoruz. Kullanıcı bırakmaya karar verirse yapılandırılmış terapi programına alıp bu sorunundan kurtulmasını sağlıyoruz. Damar içi kullanım söz konusuysa AMATEM’e (Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi) yönlendiriyoruz.

- Alanya’da 13 yaşında bir kız çocuğunun esrara alıştırılmasının ardından, öğrencileri hedef aldıkları belirlenen bir uyuşturucu çetesi çökertildi. Sizce uyuşturucu tacirleri niçin öğrencileri hedef alıyor?

Bu olay hepimizin kanını dondurdu. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, uyuşturucu çeteleri için bu yaştaki ergenlerin uyuşturucuya alışması,alıştırılması, uyuşturucu ticaretinin devamlılığı için önemli bir döngü sağlamaktadır. Bugüne kadar özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bir çok madde bağımlısı ile yaptığım çalışmalarda şu bulguya rastladım. Erken yaşta uyuşturucu batağına itilen çocuklar, devam eden dönemlerde “Torbacı” olarak tabir edilen küçük çaplı uyuşturucu madde satıcıları olarak kullanılmaktadır. Özellikle okullarda madde kullanımının yaygınlaştırılabilmesi için okul çağındaki torbacılara ihtiyaç duyarlar. Kaçırılan çocuklar bu amaçla erken yaşta uyuşturucu bağımlısı haline getirilir. 10 YAŞINDA ABİSİ TARAFINDAN EROİNE
ALIŞTIRILAN BİR TORBACININ ÖYKÜSÜ
10 yaşında eroin bağımlısı haline getirilmiş bir vaka ile yaptığım görüşmelerin bazı satırbaşlarını sizlerle paylaşmak istiyorum:
Küçük yaşta Mardin’den İstanbul’a ağabeyinin yanına geliyor. Bu çocuğun adını danışan mahremiyeti kapsamında isim verilemediği için X olarak adlandıracağız. Ağabeyi ona ilk ay çok iyi davranıyor. Ancak kısa süre sonra kardeşini kendi işlerinde kullanmak istiyor ve X’e eroin veriyor. Periyodik olarak çok düşük dozlarda eroin vererek X’i sanıyorum 9 yaşındayken uyuşturucu bağımlısı haline getiriyor. X’den uyuşturucu almaya devam etmek istiyorsa bu işin bir ucundan da kendisinin tutması isteniyor. X, 10 yaşında bir torbacı olarak buluyor kendisini. Okul üniformasını giyip ağabeyinin söylediği noktalarda kendisine anlatılan şekilde uyuşturucu satmaya başlıyor. Büyüdükçe satış yaptığı hedef kitle de büyüyor kendisiyle birlikte. Okullar, barlar, diskolar X’in portföyünü oluşturuyor. X zaman zaman aşırı doz alıp “Altın vuruş” olarak tanımlanan süreci yaşıyor. 3 kez çöplükte bulunuyor. Öldü sanılıyor. Ancak yaşadığı farkediliyor. İlerleyen süreçte maddeden kurtulmaya çalışıyor. Ve kaçıyor abisinin yanından. AMATEM’de(Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi) bir süre tedavi görüyor. Ancak yeniden madde kullanmaya başlıyor. Askerlik yaşı gelince askere alınıyor ve orada yollarımız X’le birleşiyor. Yürüttüğümüz çalışmaların ardından X maddeden tamamen kurtuluyor ve hayatında temiz bir sayfa açıyor. X bana bu hikayeyi anlattı, ben de şimdi sizlere anlatıyorum. Alanya’da öğrencileri hedefleyen çete farkedilmeseydi, belki yeni X’ler olacaktı zamanla…
Erken yaşta uyuşturucuya başlanması bu çeteler için büyük önem taşıyor. Bunun için küçük-büyük demeden herkesi zehirleme ve daha çok müşteri portföyü edinmede en ufak bir vicdan hesaplaşması yaşamadan yollarına devam ediyorlar.

- Alanya’da uyuşturucu tacirlerinin ağına düşmüş öğrenci hastanız oldu mu?

Buna en güzel yanıt şu olur sanırım. Geçen haftalarda bir lise öğrencisi geldi. Bu konuya örnek gibi bir olay, kendisine torbacılık teklif edilmiş, hastamın açık adını ve okuduğu okulu veremiyorum ancak torbacılık karşılığında kendisine verilen esrara karşılık para alınmayacağı söylenmiş. İşte bu kadar vahim bir durumdayız.

- Uyuşturucunun zararları konusunda neler söyleyeceksiniz?

Öncelikle fiziki etkilerden söz edilebilir. Bu zararlar beyin ve merkezi sinir sisteminde ortaya çıkar. Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir. Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.
Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu, akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler, hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar) halüsinasyonlar (vehim, hayal görme, işitme vs.), zeka ve hafıza kayıpları. En kısa ifade ile akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar.
Sindirim sisteminde bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser gibi hastalıklar. Karaciğer ve böbrekler, bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görevlerin düştüğü organlardır. Karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma, sertleşmeye (siroz) yol açar.
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ve ağır hastalıklar ortaya çıkar.
Gözlerde, ışık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık, gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adale felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.
Solunum sisteminde, nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.
Kan organlarında da büyük riskler vardır. Kan, insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık, kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.
Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse “Müzmin Zehirlenme” adını alır.
Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür. Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)
Bu sebeple, uyuşturucuların bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus, iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.
İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır. İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürüdür. (Hip kültür) Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Ayrıca AIDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.

- Esrar bağımlılık yapar mı? Alkol ve sigara ile kıyaslandığında zararları ne boyuttadır?

Evet, nikotin esrardan daha fazla bağımlılık yapıcı bir özelliğe sahiptir. Ancak esrar, sigaraya oranla daha fazla kanser yapıcı madde içermektedir ve bireyin yaşam kalitesini düşürür. Esrar, bedende yağ dokusunda biriktiğinden hafıza kaybına, öğrenme ve solunum bozukluklarına neden olabilmektedir.
Esrara insanlar genelde ara sıra kullanarak başlarlar. İlerleyen dönemlerde daha önceki yaşadıkları etkiyi elde etmek için her seferinde kullandıkları miktarı arttırmak durumunda kalırlar. Bu durum madde talebinin artması anlamına da gelir ki bu da bağımlılığa götüren yoldur. Aralıklı da olsa uzun süre kullanım mutlaka bireyin ruhsal ve kimyasal yapısında değişikliklere yol açar.

- Toplumumuzda uyuşturucu kullanımının yaygınlığıyla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Gerçekte yetişkinlerin ve gençliğin büyük bir çoğunluğu madde kullanmamaktadır. Uyuşturucu kullanan bir kişinin, maddenin kendisine ve çevresine verdiği zararları görmesi zaman alabilir. Maddelerin verdiği zararlar arasında okul başarısında düşme, aile ilişkilerinde kopukluk, arkadaş çevresinin daralması, bedensel ve ruhsal değişiklikler, zamanla üretkenliğin azalması sayılabilir.
Eğer kişinin madde alan bir arkadaşı varsa bir süre sonra bundan etkilenmesi olasılığı büyüktür. “Nerden bileceksin yaşadıklarımı, sen hiç kullanmadın ki!” gibilerinden bilinçli ya da bilinçsiz sözlerle yardım etme isteği içindeki kişiyi kullanmaya itebilir. Bu durumu bir girdaba benzetebiliriz.
Uyuşturucu kullanımı tüm topluma zarar verir. Bulaşıcı bir şekilde yaygınlaşır. Kara para ve mafya uyuşturucudan beslenir. İnsanlar sömürülür.

- Aileler, çocuklarının uyuşturucu kullanıp, kullanmadığını nasıl anlayabilirler?

En nesnel yöntem kan ya da idrar tetkikleridir. Bu yöntemler ile yapılan tetkikler doğru sonuç verir. Ancak madde kullandığından kuşku duyulan bir gençten idrar istemenin ne derece doğru olacağı tartışmalıdır.
Uyuşturucu madde kullanan gençte gözlenen ilk değişiklik çevrelerinde yaptıkları değişikliktir. Yeni arkadaşlar edinirler. Eski arkadaşlıkları biter. Kişi iki nedenle çevresini değiştirmek zorundadır. Birincisi, yeni arkadaş çevresinde daha rahat madde bulabilecektir. İkincisi, bulabildiği maddeyi bu çevre içinde rahat kullanabilecektir. Genelde okul içinde bu tür maddeleri kullandığı düşünülen kişiler ile arkadaşlık etmeye başlamıştır. Kullandığı maddenin etkisine bağlı olarak ruhsal değişimler gösterir. Kimi zaman neşeli, sakin, kimi zaman öfkeli, saldırgan davranışlar gözlenebilir. Madde etkisi bitince davranışları farklılık gösterir.
Daha önce okul başarısı iyi olan öğrencinin giderek okul başarısı düşmeye başlar. Okul başarısı düşmesine rağmen, bu başarısızlık onun için ciddi bir sorun olarak algılanmamaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli nokta, bu başarısızlığın altında yatabilecek diğer etkenlerin araştırılmasının gerekliliğidir. Aile içi sorunlar, ruhsal rahatsızlıklar, toplumsal sorunlar, olumsuz yaşam olaylar da bu başarısızlıkta etken olabilir. Bu etkenler iyi ayırt edilmelidir.
Okula devam azalır. Okul devamsızlığından ailenin haberi yoktur. Genelde arkadaşları ile birlikte dışarıda, arkadaş çevresi tarafından bilinen ortamlarda zaman geçirmeye başlamıştır. Ailesi ile görüşüldüğünde, evde bulunduğu zamanlarda odasında tek başına kalmayı tercih ettiği öğrenilir. Odasından dışarı çıkmaz.
Aile ilişkilerini azaltmaya ve evde az bulunmaya özen gösterir. Bu hem içinde bulunduğu durumun anlaşılmasını istemediği için, hem de ailesi ile bir takım çatışmaları olduğu içindir.
Her zamankinden daha fazla para harcamaya başlar. Kullandığı maddenin dozunu arttırdıkça, gereksinim duyduğu paranın miktarı da artar. Evden para çalmaya başlayabilir. Son dönemde hırsızlık olayları yaşanır.
Kendine olan bakımı azalmıştır. Üstüne, başına, giyeceğine para harcamaz. Çünkü para, kullandığı madde için gereklidir. Çevresi ve arkadaşları eski önemini yitirmiştir. Yaşamında değer verdiği tek şey maddedir.
Madde etkisine bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler de şöyle sıralanabilir.
Sınıf içinde dalgınlık, dikkat eksikliği göze çarpar. Derse konsantre olamaz. Hafif uykulu bir hali vardır. Bu durumdan genelde rahatsızlık duymaz. Belirgin bir halsizlik, yorgunluk gözlenebilir. Solgun, bitkin bir hali vardır. Kısa süre sonra okulu terk edebilir. Genel bir isteksizlik olabilir.
Bedensel olarak dikkat edildiğinde ise gözlerde kanlama saptanabilir. Daralmış ya da büyümüş göz bebekleri dikkat çeker. Konuşmasında güçlük fark edilebilir. Peltek ya da mırıltılı bir biçimde konuşmaktadır. Ağızda kuruluk saptanabilir.
Aşırı terleme, bulantı, kusma, yürümede güçlük ortaya çıkar. Ailesi ile görüşüldüğünde evde bir uyku bozukluğundan söz edilebilir. Eroin ve benzeri maddeler almadığı zaman şiddetli uykusuzluk ortaya çıkar. Diğer bazı maddeler ile sürekli uyuma isteği belirgindir.
Beslenme alışkanlığı da bozulur. Bu nedenle kilo kaybeder. Madde yoksunluğunda eklemlerde ağrılar, kramplar, esneme, kaşıntı, tüylerin ürpermesi gözlenir. Bu amaçla ağrı kesici ilaçların kullanımı artmıştır.
Vücudunda yara izleri, ciltte renk değişikliği, iltihaplı yara ya da enjektör izleri bulunabilir. Aile, bu belirtileri fark ederse çocuğuyla konuşmadan önce mutlaka bir uzmana başvurmalıdır.

- Alanya’da en sık rastladığınız psikolojik sorunlar neler?

Genel toplum içindeki yaygınlık olarak ilk başa depresyonu, ikinci sıraya anksiyete (kaygı) bozukluklarını ekleyebiliriz. Bunları çiftler arası sorunlar (Evlilik terapi programları) ve okul başarısı ile ilgili sıkıntılar izlemektedir. Bunlar toplam gelen danışanların neredeyse yüzde 70′lik kısmını oluşturmaktadır.

ESRARLA İLGİLİ
BAZI GERÇEKLER

• Esrarı kendileri için bir sorun olmasına rağmen kullanmaya devam edenler: Yüzde 97.
• İş, okul ve diğer alanlarda kendileri için sorun yarattığını belirtenler: Yüzde 85.
• Önemli etkinliklerini esrar için bırakanlar: Yüzde 66.
• Bırakmak isteyen ancak bırakamayanlar: Yüzde 35.

- DİDİK DİDİK PSİKOLOG ALPER GÜNAY

- Hobileri?

Balık tutmak, seyahat, Latin dansları, poker.

- Fobileri?

Kendimi hiç bir yalanın içine hapsetmem. Fobim yoktur.

- En sevdiği film?

Mulholland çıkmazı.

- En son okuduğu kitap?

Yabancı (Albert Camus)

- Lakabı?

Surviver. Logan. (Üniversite döneminde. Son 8 yıldır duymuyorum)

- En sevdiği müzik türü ve sanatçılar?

Rock, Blues, klasik müzik. Buckethead, Rammstein, Prodigy, Patricia Kaas, Diana Krall.

- Tuttuğu takım?

Galatasaray’lıyım ama ilk 11′ini sayamayacak kadar holiganım.

- Yaptığı sporlar?

Şu an sadece golf

- Arabasının markası?

Honda Civic

- Sigara ve alkol kullanır mı?

Evet. Şimdilik.

- En sevdiği ve sevmediği huyları?

En sevdiğim huyum sabırlı olmam. En sevmediğim huyum ise insan davranışını aşırı incelemem.

- Fala inanır mı? Burcu nedir?

Fala inanmam. Burcum Oğlak. Burcumun özelliklerini bilmiyorum.

- En çok kızdığı şeyler?

Kötü müzik. Kötü yemek. İşine özen göstermeyen insanlar.

- Hayatındaki en büyük hatası?

Sigaraya başlamak, oturduğum apartmana yönetici olmam. (Lütfen aidatlarınızı ödeyin)

- En çok sevindiği şeyler?

Güzel bir pazar kahvaltısı.

- Neleri saçma bulur?

Aslında hiç bir şeyi saçma bulmam. Her şeyin bir mantığı var ve her şeyi aşağı yukarı açıklamak mümkün. (Belki okurlar bunu saçma bulur)

- Yemek yapar mı?

İleri seviyede makarna yaparım. Güzel biftek yaparım. Benim makarnamı yiyen bir daha hiçbir makarnadan keyif alamaz hale gelir.

- Yaşamındaki en çılgın davranışı?

İntihar etmek üzere olan bir askerin elindeki silahı almak için ikna etmeye çalışmam. Yüzde 50, yüzde 50 sanıyorum şanslı günümdeydim.

- KİM-KİMDİR?

Psikolog Alper Günay, Alanya Lisesi’nden 1997 yılında mezun oldu, 1998′de Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne girdi. 2002 yılında Psikolog unvanını aldı. 2003-2005 yılları arasında Özel Alanya Rehabilitasyon Merkezi Psikoloğu olarak görev yaptı. 2005-2006 yılları arasında Eğitim ve Doktrin Komutanlığı’na bağlı Ulaştırma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda Psikoteknik Test Merkezi Amiri ve Tümen Psikoloğu olarak Rehberlik ve Danışma Merkezi Amirliği yaptı. Bu birim, Günay’ın görevi süresince yaptığı birçok başarılı çalışmalar neticesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde hizmet veren en başarılı Rehberlik Danışma Merkezi seçildi. Yine aynı dönemde Ulaştırma Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Kreşi’nde görev yaptı. Görevi süresince bir çok intihar girişimini önledi, 100′ün üzerinde uyuşturucu madde bağımlısını topluma kazandırdı, 10 binin üzerinde personele danışma hizmeti verdi ve TSK bünyesinde bir çok seminer düzenledi.
2006 yılından bu yana Özel Yağmur Damlası Özel Eğitim Okulu’nda engelli bireylerin topluma kazandırılması görevini üstlenen Günay, 2006-2007 yıllarında aynı zamanda Antalya’da firmalara etkili iletişim, stres yönetimi, liderlik ve benzeri konularda personel eğitimi ve kişisel gelişim kursları verdi. 2008 yılında Alanya Psikolojik Danışma Merkezi’ni açtı. 2009 yılında Özel Gün Işığı Rehabilitasyon Merkezi’nde eğitim koordinatörlüğü görevini üstlendi ve Alanya’da yine bir ilke imza atarak Alanya Psikoteknik Değerlendirme Merkezi’ni açarak Alanyalı sürücülerin Psikoteknik değerlendirme için Antalya’ya gitme çilesine son verdi. Günay, halen çalışmalarına Alanya Psikolojik Danışma Merkezi’nde devam ediyor.

Tefeciye Bir Kurban Daha

OLAY önceki gece saat 01.00 sıralarında Büyük Hasbahçe Mahallesi, Nevzat Bulut Özel Ağaçlandırma Sahası’nda meydana geldi. 06 MAP 66 plakalı otomobiliyle ormanlık alana giden kuyumcu Yusuf Orcun (37), aracını park ettikten sonra eşini aradı ve telefona 6 yaşındaki oğlunu istedi.
OĞLUYLA TELEFONDA VEDALAŞTI
BİR süre oğluyla görüşen Orcun, ardından aracına “Çektiğim ekonomik sıkıntı yüzünden intihar ediyorum” yazılı bir not bıraktı. Orcun, ruhsatlı silahını kalbine dayayarak ateşledi. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine harekete geçen jandarma, otoda korkunç manzarayla karşılaştı.
SÜREKLİ AYNI PARÇAYI DİNLEMİŞ
ORCUN’UN aracındaki müzik sisteminde sürekli Ahmet Kaya’nın ‘Kafama sıkar giderim’ adlı parçasının çaldığı bildirildi. Müzik sistemine takılı CD’de sadece bu parçanın kayıtlı olduğu, aynı parçanın aralıksız olarak çaldığı belirtildi. Otopside “intihar” kesinlik kazandı.
50 BİN TL’YE 100 BİN TL ÖDEMİŞ
ORCUN’UN bir tefeciden faizle 50 bin TL borç aldığı, faiziyle birlikte 100 bin TL ödeme yaptığı ileri sürüldü. Ancak tefecinin para istemeye devam ettiği, Orcun’un tefeciden kurtulabilmek için bazı kuyumculardan veresiye aldığı altınları da değerinin altında sattığı belirtildi. l

Akın BAYCAN
ALANYA’DA kuyumcu dükkanı bulunan kişi, otomobilinin içerisinde kalbine sıktığı kurşunla yaşamına son verdi.
Edinilen bilgiye göre olay, önceki gece saat 01.00 sıralarında Büyük Hasbahçe Mahallesi, Nevzat Bulut Özel Ağaçlandırma Sahası içerisinde meydana geldi. 06 MAP 66 plakalı otomobiliyle ormanlık alana gelen kuyumcu Yusuf Orcun (37), aracını park ettikten sonra eşini aradı ve 6 yaşındaki oğlu ile görüşmek istediğini söyledi. Bir süre oğluyla görüşen Orcun, ardından aracına “Çektiğim ekonomik sıkıntı yüzünden intihar ediyorum” yazılı bir not bıraktı. Daha sonra Orcun, ruhsatlı silahını kalbine dayayarak ateşledi.
Çevreden bir silah sesi duyulduğu ihbarı üzerine bölgeye giden Jandarma ekibi, yaptığı araştırma sonucu otomobilde Orcun’un cansız bedenini buldu. Jandarma ve Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı olay yerinde inceleme yaparken, Orcun’un aracındaki müzik sisteminde sürekli Ahmet Kaya’nın ‘Kafama sıkar giderim’ adlı parçasının çaldığı bildirildi. Müzik sistemine takılı CD’de sadece bu parçanın kayıtlı olduğu, aynı parçanın aralıksız olarak çaldığı belirtildi.
Evli ve 1 çocuk babası olduğu bildirilen Orcun’un cesedi otopsi için Alanya Belediyesi Morgu’na kaldırıldı. Otopside Orcun’un intihar ettiği kesinlik kazandı.
Orcun’un cenazesi toprağa verilmek üzere memleketi Adana’ya götürülecek.
50 BİN TL ALMIŞ
100 BİN TL ÖDEMİŞ
Yapılan araştırmada, Orcun’un mal borcundan dolayı bir tefeciden faizle 50 bin TL borç aldığı, zamanında ödeyemediği senetlerden dolayı faiziyle birlikte 100 bin TL ödeme yaptığı ileri sürüldü. Ancak tefecinin para istemeye devam ettiği, Orcun’un tefeciden kurtulabilmek için bir süre önce tanıdığı bazı kuyumculardan veresiye aldığı altınları değerinin altında sattığı ileri sürüldü. Orcun’un, veresiye aldığı altınları da değerinin altında satmasıyla çıkmaza girdiği, intiharın bu nedenle gerçekleştiği iddia edildi.
TEFECİ ZANLISI AİLE
GÖZALTINA ALINDI
Canına kıyan kuyumcu Yusuf Orcun’a faizle para verdikleri iddiasıyla üç kişi gözaltına alındı. Olayın ardından Orcun’un yakınlarının ifadeleri doğrultusunda yakalanan Ş.H.O, eşi F.O. ve kızları S.O. polis tarafından gözaltına alındı. Karakolda sorguları tamamlanan zanlılar, adliyeye götürüldüler. Tefeci zanlısı karı-koca ve kızları, nöbetçi savcı tarafından tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildiler.
“İNTİHAR OLAYLARI ARTABİLİR”
Alanya Kuyumcular ve Gümüşçüler Odası Başkanı Serdar Köseoğlu, meslektaşının intiharıyla ilgili Yeni Alanya’nın sorularını yanıtladı. Köseoğlu, “Öncelikle sevgili arkadaşımız Yusuf Orcun’a Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. İşler iyiyken esnafın yanında olan bankalar, işler kötüyken bu yaklaşımdan uzaklaşıyorlar. Ankara da sessiz kalıyor ama tablo ortada. Günümüzde bir çeki yazılan ya da senedi dönen esnafımızın hemen üstü çiziliyor ve bankalar tarafından kara listeye alınıyorlar. Bu zor günlerde desteğe ihtiyacı olan esnaf yalnız bırakılıyor. Buna bir çözüm bulunmadığı takdirde, intihar olayları artabilir. Esnafın sıkıntısına acilen bir çare bulunmalı” şeklinde konuştu.
“PSİKOLOJİK DESTEK İSTEYEN
ESNAF SAYISI YÜZDE 80 ARTTI”
Alanya Psikolojik Danışma Merkezi sahibi Psikolog Alper Günay, Yeni Alanya’ya yaptığı açıklamada “Son aylarda ekonomik kriz nedeniyle bize başvuran esnaflarımızın sayısında yüzde 80 oranında artış var” dedi.
Esnafın maddi çöküş içerisinde olduğunu söyleyen Günay, “Maddi sıkıntıyla birlikte sosyal ilişkiler de bozuluyor. Sosyal destek sistemleri ortadan kalkıyor. Yani, ekonomik sıkıntının aile hayatını olumsuz etkilemesi, borç isteyecek korkusuyla arkadaşlarının uzaklaşması sonucu kişi kendisini yalnız ve çaresiz hissediyor. İntihardaki amaç yaşamdan uzaklaşmak değil, kendine acı veren gerçeklerden uzaklaşmaktır. Yani intihar kendi gerçeğini değiştirme konusundaki çaresizliğin anlatımıdır. Bu noktadan baktığımızda, insanların kendilerini çaresiz hissetmelerine engel olacak destek mekanizmaları olsaydı, ekonomik kriz kaynaklı intiharların büyük bölümü engellenebilirdi. İntihar insanın kendisini cezalandırması değil, çaresizliğin dışa vurumudur. Çaresiz bırakılmayan kişi intihar etmez. Bu unutulmamalı ve meslek odaları içinde destek sistemleri oluşturulmalı. Esnaf hem ailesi, hem de devlet tarafından çaresiz bırakılıyor. Çözüm üretilmeli. Üzülerek şunu belirtmeliyim ki, daha önceki röportajlarımızda bu durumu öngörmüştük. Bu intihar ekonomik kriz sürecindeki son intihar olmayacaktır. O nedenle acilen önlem alınmalıdır” şeklinde konuştu.

Köpekle İlişkiye Girdi

23 Aralık 2008 tarihinde 74 yaşında Bayan Almanı taciz eden İsmail B. dün Klepotra plajında Köpekle çinsel ilişkiye girerken vatandaşların Polise ihbar etmesi sonucunda yakalandı.

ALANYA Kale Market yanında 23 Aralık 2008 tarihinde 74 yaşında Bayan Almanı kuçaklayarak öptükten sonra kaçan Akli dengesi olmadığı anlaşılan 36 yaşındaki İsmail B. dün Öğle saatlerinde Klepotra plajında bir Köpekle çinsel ilişkiye girirken vatandaşların çirkin görüntüyü görmesi üzerine 155 Polis haber verilmesinin ardından olay yerine giden Önleyici Büro Ekipleri köpekle çinsel ilişkiye giren İsmail B.’yi yakalayarak göz altına alındı. Çirkin manzarayı gören vatandaşlar ise bu kişinin mutlaka tedavi için İstanbul’daki Bakırköy Ruh ve Sinir Hastaneye gönderilmesinin şart olduğunu söylediler. aksi takdirde küçük çocukların bu kişiyi görünce Psikolojilerin bozulacağını dile getirdiler.

Psikolog Alper Günay” Hayvanlarla çinsel ilişkiye girenlerin Zoofili hastalığı vardır, Hayvanlara karşı aşırı düşkünlükle belirlenen hafif bir duygulanım bozukluğudur. Genellikle aşırı duygusal, destek konusunda saplantılı ve normal yoldan bu desteği sağlayamamış kişilerde (bekarlar, çocuksuz çiftler vb.) görülür.”dedi

Psikolog Alper Günay” Parafili hastalığıdır, bir kişinin yoğun fantazi, anormal arzular içinde bulunmasını tanımlayan psikoloji terimidir. Bu kişinin arzuları cansız varlıklara, çocuklara, hayvanlara, ölülere, kendine veya eşine işkence yapmaya ya da çocuklara karşı olabilir.” Bu gibi Kişilerin mutlaka yatılı olarak tedavi olmasının gerektiğini söyledi. Klepotra Plajında bir köpekle çinsel ilişkide yakalanan İbrahim B. dün Alanya Adliyesi Tıp Doktorunda sağlık kontrolünden geçtikten sonra Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğünde göz altına alındı.

Krizde Psikolojiye Dikkat

Alanya Psikolojik Danışma Merkezi psikologlarından Sinem Çelenk, ekonomik krizin teğet geçmediğini belirterek, “Kontrol edilemeyen bir anlık öfke yıllara mal olabilir” dedi.

Turizm sezonunun sona ermesinin ardından sezondan beklediğini bulamayan vatandaşların 2009 sezonunun açılmasını beklediğini kaydeden Çelenk, “Birçok esnaf ilçede kepenk kapatırken, birçoğu da kredi borçları nedeniyle zor günler geçiriyor. Ekonomik kriz teğet geçmedi, insanların duygu durumunu olumsuz etkiledi.

Krizler insanların sorunlarla baş etme stratejisinde bozulmalara yol açmaktadır.

Evine ekmek götüremeyen babanın karısına gösterdiği tepki, zamanla çocuklar tarafından da model alınıyor. Evde başlayan bu saldırgan davranışlar, kişinin çevresine de yansıyor. Özellikle ekim ayından bu yana bu tür vakalarda artış görülmesine neden olmaktadır. Yaptığım araştırmalar sonucunda saldırganlık yaşının ilkokul seviyelerine kadar ulaştığını düşünürsek, ekonomik kriz sadece büyük şirketleri değil, aslında hepimizi bir yozlaşmanın içerisine sokmuştur” dedi.

Krizin yarattığı çözümsüzlüğün insanların birbirlerine karşı olan diyalogunu kötü yönde etkilediğini belirten Çelenk, “İnsanlar çatışma çözümlerinde sözlü iletişim yerine farklı yollara başvuruyor.
Günümüzde sıklıkla karşılaşılan bu olayların nedeni insanların birbirine karşı empati yeteneğini yeterince kullanamamasından kaynaklanıyor. Bu dönemde özellikle olaylara sakin yaklaşılması büyük önem taşıyor. Herhangi bir problemle karşılaşıldığında karar verme mekanizması aktif olarak kullanılabilmeli, olası davranışların sonuçları değerlendirmelidir. Önemsenmeyen bir iki saniye, pişmanlıkların artarak geçmişin hatalı sayfalarına bir çizgi daha atmaktadır” diye konuştu.

İntihara Meyilli Olabilirler

Alanya Psikolojik Danışma Merkezi Sahibi Psikolog Alper Günay, ekonomik kriz nedeniyle esnafların intihar girişiminde bulunabileceğini söyledi. Günay, “Ekonomik kriz, esnafın belirsizlik ortamına düşmesine ve geleceğe yönelik olumlu beklentilerin tam tersine dönmesine neden olur. Günümüz dünya düzeninde toplum içinde konuşulan ve itibar gören en önemli öğenin para olduğu düşünülecek olursa, ekonomik kriz sürecinde kişilerin ekonomik düzeyinde oluşacak bozulmalar, kişinin benlik saygısının azalmasına ve geleceğe yönelik olumsuz beklentilerin oluşmasına yol açacaktır. Belirsizlik durumuyla birlikte kişi varlığının nasıl devam edeceği konusunda önünü göremez. Acaba bu süreç ne zaman ve nasıl sonlanacak? Acaba işler ne zaman tekrar eski günlerdeki gibi olacak? Bu belirsizlik içinde insanların depresif duygulanım içine girmesi kaçınılmazdır. İkinci olarak da şunu söyleyebiliriz. Ekonomik krizde işletmelerin küçülmeye gitmesi, giderleri ve üretimi azaltmaya çalışması insanların gelir düzeylerinin ve harcama yapma seviyesinin azalmasına neden olacaktır. İhtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlar yine bir depresif duygulanım yaşayacaklardır. Özellikle bankaların kredi verme eğilimini azaltması, denize düşen yılana sarılır mantığıyla esnafın tefecilere yönelmesine, yüksek faizlerle borç almasına neden olacaktır. Bu da var olan ekonomik sorunlarını daha büyük bir çıkmaza sokacaktır. Kişi işlerinin, ekonomik durumunun kötüye gitmesi, ailesinin ihtiyaçlarını karşılayamaması ve borç aldığı kişilerin sürekli tehdit ve tacizlerine maruz kalması nedeniyle kendisine yeni bir çıkış yolu arayacak ve kendisine intiharı bir yol olarak seçebilecektir. Bu süreçte yapılması gereken ekonomik dara düşen, yüksek miktarlarda ödeyemeyeceği borçların altına giren kişilerin helalleşme, yoğun bir şekilde intihar düşüncelerinden bahsetmesi gibi davranışlar sergilediği gözlenirse, intihar davranışın yaklaştığı kestirilebilir” dedi.

Kadınlar İntihara Daha Fazla Meyilli

Kübra DUMAN

ALANYA Psikolojik Danışma Merkezi sahibi Psikolog Alper Günay, son günlerde yaşanan intihar ve cinayet olaylarını değerlendirdi.
Artan asayiş olaylarını ilçenin ekonomik durumuna ve havaların ısınmasına bağlayan Günay, yaz döneminde insanların daha fazla dışarı çıktıklarını, daha fazla kişi ile temas kurduklarını belirtti. Günay, “Anti-sosyal insanlar suç işlemeye mehilli oluyorlar. Bu tür insanlara, ülkemizin doğu ve güneydoğu bölgelerinden turizm sektöründe çalışmak üzere Alanya’ya gelenler ancak iş bulamayanlar arasında rastlayabiliyoruz. Suç işlemeyi alışkanlık haline getiren anti-sosyal kişiler, çoğu zaman cezalandırılarak infaz kurumlarında muhafaza edilirler. Ancak, çeşitli yasa boşluklarından yada aflardan yararlanarak rehabilite olmadan tekrar sokaklara dönerler” dedi.
2 gün önce yaşanan taksici cinayetini talihsizlik olarak nitelendiren Günay, “Alanya’da Avrupa Birliği standartlarında taksicilik yapılmalı. Ayrıca, özellikle vücudunda jilet izi ve kendi yaptığı anlamsız dövmeler bulunan insanlardan uzak durulmalı” diye konuştu.
İntihar olaylarına da değinen Günay, şöyle devam etti: “İnsanların intihar etmelerindeki ilk neden, dikkat çekmektir. Dikkat çekmek isteyen bireyler intihar için genelde ilaç almayı tercih ederler. Bu yola daha çok ailesi, arkadaşı yada sevgilisi için ergenlik dönemindeki gençler başvururlar. Bir diğer intihar şekli ise bireyi ölüme kesin götürür. Bunun için insanlar daha çok ateşli silahları yada kendisini asmak için ipi tercih ederler. İntihar vakaları kadınlarda erkeklere oranla 4 kat fazla gözlenirken, ölümle sonuçlanan girişimlerde ise erkeklerin sayısı kadınlara oranla 2 kat daha fazla.”

Ergenlik

Paşa Beach Restoran`da ailelere yönelik ergenlik problemleri ve çözüm yollarıyla ilgili bir seminer düzenledi. Halka açık verilen seminere öğrenci velileri ile birlikte engelli çocukları olan anneler de katıldı. Beklenilenin altında katılımın olduğu seminerde Psikolog Alper Günay, engelli çocukların ergenlik döneminde daha hırçın olduğunu belirterek ailelerin bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Ergenliğe adım atan özellikle engelli çocukların ergenlik döneminde daha çok problem yaşadığını belirten Psikolog Alper Günay, bu nedenle ailelerin bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekti. Günay,”Engelli çocukları olan ailelerin özellikle annelerin bilgilenmesi çocuklarının o dönemde sorunlarını azaltması açısından önemli. Engelli çocuklar bu dönemi yaşıtlarından daha geç ve daha hırçın geçirir. Ailenin çocuğun yaşadığı kaygıları azaltmak için bilgilenmesi ve çocuğunun ruh halini anlaması önemli. Bu toplantımızda çocuklarıyla ilgili yaşadıkları sorunları dile getirdiler ve çözüm yollarını masaya yatırdık” dedi.

Cinayetlerin nedeni kişilik bozukluğu

ALANYA Psikolojik Danışma Merkezi sahibi Psikolog Alper Günay, intiharların nedenini ekonomik kriz olduğunu belirtirken cinayetlerin ise antisosyal kişilerce yapıldığını savundu ve bu gibi insanlardan uzak durulmasını istedi
Alanya Pisikolojik Danışma Merkezi sahibi Pisikolog Alper Günay, son günlerde ilçede yaşanan intihar ve cinayet olaylarını değerlendirdi. Son dönemde artan cinayet ve intihar olaylarının nedenini ilçenin ekonomik durumuna ve yaz ayının gelmesine bağlayan Günay, yaz döneminde insanların daha fazla dışarı çıkmaları nedeniyle daha çok kişi ile iletişime geçtiklerini, öte yandan yaz aylarındaki göçün de bunda etkisi olduğunu söyledi.
“KESİNLİKLE TARTIŞMAYA GİRMEYİN”
Antisosyal Kişilik Bozukluğu (psikopat) olan insanların daha çok suç işlemeye meyilli olduğunu anlatan Günay, ilçemizde artan göç nedeniyle de bir takım olumsuz olaylarda artış olduğunu hatırlattı. Antisosyal Kişilik Bozukluğu olan insanlarla kesinlikle tartışmaya girilmemesini tavsiye eden Günay, “Bu kişilerin suç eğilimi bulunur. Suç işlemeyi alışkanlık haline getiren bu kişiler çoğu zaman cezalandırılarak infaz kurumlarında muhafaza edilir. Ancak, kişiler çeşitli yasa boşluklarından ya da aflardan yararlanarak rehabilite olmadan tekrar sokaklara döner. Antisosyal kişilik bozukluklarının tedavisi oldukca zordur” dedi.
“BELİRTİLERE DİKKAT EDİN”
2 gün önce bir taksicinin bıçaklanarak öldürülmesini de talihsizlik olarak nitelendiren Günay, Alanya`da da Avrupa Birliği (AB) normlarında taksicilik yapılmasını istedi. Bu amaçla şoför ile müşteriyi ayıran cam bölmelerin taksilerde mutlaka bulunması gerektiğine dikkat çeken Günay, vatandaşları tanımadıkları insanlarla münakaşa etmemeleri konusunda da uyardı. Antisosyal kişilik Bozukluğu`nun kişilerde bir takım belirtilerinin olduğunun gözlenmesi gerektiğini ifade eden Günay, “Bu kişilerde intihar eğilimi bulunmaz, ancak içlerindeki şiddeti göstermek amacıyla vücutlarında jilet izi veya kendi yaptığı anlamsız dövmeler bulunabilir. Çoğunlukla uyuşturucu ve alkol kullanımının da olabileceği bu gibi insanlardan uzak durulmalı ve tartışmaya girilmemelidir. Her an bir tehlike oluşturabilir. “PROFESYONEL YARDIM KİŞİYİİNTİHARDAN VAZGEÇİREBİLİR”
İntihar vakalarının genel olarak iki ayrı grupta incelenmesi gerektiğinin altını çizen Günay, “İnsanlar iki ayrı nedenden dolayı intihara teşebbüs eder. Burada amaç yardımdır. Diğer intihar teşebbüslerinde bireyin hayattan bıkmış olması ve çıkar yol bulamaması en büyük nedendir. İntihara teşebbüs amacı ölmek olan kişiler bu eylem için silah ya da ipi seçer. İntihar edecek kişi genelde çevresindeki insanlara hayattan bezdiğini ya da ölmek istediğini ifade eden söylemlerde bulunur, mektup yazar. Bu gibi durumlarda profesyonel psikolojik yardım alınması halinde kişi intihar düşüncesinden uzaklaştırılabilir” diye konuştu.

Çocuğunuzu psikoloğa götürün

PSİKOLOG Alper Günay, ÖSS sonrasında yemek yemeyen, konuşmayan, sürekli ağlayan gençlerin ailelerine, “Psikoloğa gidin, ardından çocuğunuzu psikoloğa götürün” önerisinde bulundu.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı`na giren birçok öğrenci, sınav sonrasında puanları doğrultusunda hem sevinç hem de üzüntü yaşamaya devam ediyor. Sınavdan bekledikleri puanı alamayan ve tercih yapamayan öğrencilerin psikolojik durumunun çöküntüye girebileceğini belirten Psikolog Alper Günay, çocukları ÖSS`ye giren ailelere, çocuklarını psikoloğa götürmeleri önerisinde bulundu. Üniversite sınavına giren çocukların bir kısmının sınavdan mutlu, bir kısmının ise mutsuz ve endişeli çıktığını belirten Günay, “Endişeli gençlerin davranışlarında birtakım değişiklikler görülüyorsa, bunun önemli sonuçlarının olabileceğine dikkat çekti. Günay, “Çocuğunuz yemek yemiyor, sürekli uyuyor, ağlıyor, konuşmuyorsa, önce siz bir psikoloğa gidin, ardından çocuğunuzu götürün” uyarısında bulundu. Günay, anne babaya dersane parası verdirdiğini, buna rağmen üniversiteyi kazanamadığını düşünen gencin suçluluk duyabileceğini ifade ederken, bu duyguların intihar girişimine de yol açabileceğini, psikoloğa gitmenin bu gibi sonuçları önleyebileceğini belirterek, ailelere öneride bulundu.

2 Günde Dört Genç Kız İntihara Kalkıştı

2 günde 4 genç kız intihara kalkıştı
Akın BAYCAN
ALANYA’DA son 2 günde aşırı dozda ilaç alarak zehirlenen 4 genç kız hastanelik oldu.
Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, 21 yaşındaki B.N. aşırı dozda ağrı kesici içerek rahatsızlandı. Daha sonra durumu telefonla yakınlarına bildiren B.N. Alanya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan müdahalenin ardından gözetim altına alınan B.N’nin, hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi.
Aynı gün ve saatlerde, Güllerpınarı Mahallesi’ndeki evinde ailesi tarafından baygın vaziyette bulunan 15 yaşındaki B.K. adlı genç kız da Alanya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Midesi yıkanan B.K’nin 30 tablet ağrı kesici ilaç içtiği ve durumunun ciddi olduğu belirtildi.
Tosmur Beldesi’nde ailesiyle birlikte yaşayan N.K. de (19) ailesi tarafından evde baygın vaziyette bulunarak Alanya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. N.K’nin (19), aşırı dozda ilaç almaya bağlı olarak zehirlendiği belirlendi. Hayati tehlikesi bulunmayan genç kızın tedavisi dahiliye servisinde sürüyor.
Büyükhasbahçe Mahallesi’nde oturan 28 yaşındaki H.A. adlı genç kız da, evde kimsenin bulunmadığı bir sırada aile albümlerine bakarken bunalıma girerek aşırı miktarda sakinleştirici ilaç aldı. Daha sonra pişman olan genç kız, kendi imkanlarıyla hastaneye giderek ilaç aldığını söyledi. H.A. da dahiliye servisinde tedavi altına alındı.
UZMAN UYARISI
Alanya Psikolojik Danışma Merkezi Sahibi Psikolog Alper Günay, yaptığı açıklamada alınan ilaçların depresyonla ilgili ilaçlar olduğunu ve bu ilaçları kullanan kişilerin psikolojik sorunları olduğunun önceden bilinmesi gerektiğini söyledi. Psikolojik yönden sorunları olan kişilerin intihar edebileceği olasılığı olduğunu hatırlatan Günay, şöyle konuştu:
“Bu kişilerin psikolog desteğine ve terapiye ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır. İlaçla intiharlar çoğunlukla genç kızlar tarafından gerçekleştirilmektedir ve buradaki mesaj da gayet net bir şekilde ortadadır. Bu bir yardım çığlığıdır. “Ben ölmek istemiyorum ama sorunlarım var, yardım edin” demenin uygunsuz bir yolla anlatımıdır. Çoğunlukla bu ilaçların üzerinde sakinleştirici açıdan dozu yüksek ve intihar eğilimi yaratabilir şeklinde açıklamalar vardır. Terapi desteği görmeyen insanlarda bulunması sakıncalı ilaçlardır.”